defterimde-kirk-suret-biyografi-kapi-yayinlari-beir-ayvazolu-11463-21-bHangi kitapları okuyacağımıza nasıl kaar veririz?

Hep merak etmişimdir bu konuyu, bunca kitap arasından seçim yaparken neye göre karar veriyoruz diye! Kendi hayatımı ve okuduğum kitapları düşünerek cevap aramaya başladım.  Bazı yazarlar var ki yeni kitabı ne zaman çıkıyor diye dört gözle beklerim ve ilk fırsatta okurum. Bazı kitapları ya arkadaşımın elinde görmüşümdür ya da okuduğum bir kitabın içinde bahsi geçmiştir. Bazı kitaparında kapağı, kağıdı hoşuma gitmiştir veya kitapçıda elime alıp arka kapağında neler yazıyor diye baktığımda, hoşuma giden bir yanı olmuştur. Daha farklı bir nedenden ötürüde okumuş olabilirim bir kitabı. Hepimiz farklı nedenlerden ötürü farklı kitaplar okuyabiliriz.

Günümüzde teknolojinin gelişmesi kitaba ulaşma yollarımızı artırdı. Hatta yeni yeni hayatımıza giren e-kitap kavramı ile okuma şeklimizde değişmeye başladı. Yakın zamanda kitap basımının son bulacağına dair söylentiler var! E-kitabın kokusu var mı?

Fakat biz istesekte, istemesekte değişim kaçınılmaz oluyor…

Kitaplığımı uzun zamandır toparlayamıyordum. Aradabir çekip aldığım ve geçmişi yaad eder gibi birkaç sayfasını okuduğum kitapları, kokusu üzerinde yeni aldığım kitapları hep gelişigüzel üstüste atıyordum. Baktım ki işler karışıyor, tatili fırsat bilip, bir el atayım ve düzelteyim dedim ama elime aldığım her kitabı, dakikalarca elimden bırakamadığım için başlamadan fikrimden caydım.

Elimde bir kitap ile kitaplığımın karşısında bulunan minderimin üzerine oturdum ve başladım karıştırmaya.

Defterimde Kırk Suret

Beşir Ayvazoğlu’nun ‘Defterimde Kırk Suret’ isimli kitabı çok hoş ve bir o kadar da özel bir kitap. Osmanlının Yadigarları diye başlıyor kitap, yeni devir yeni yüzler, 46 sonrası, onlar da bizden diye devam ediyor ve isimlerini az ya da çok duyduğumuz kültür dünyamızın müstesna şahıslarının hayatlarına misafir ediyor bizleri. Ayvazoğlu, okudğu, işittiği, şahit olduğu veya düşündüğü şeyleri kaleme almış. Hatıralarımızın sonsuza kadar yaşatılması gerektiğine inandıklarımız vardır, geleceğin şekillenmesi geçmişin izlerinde gizlidir.

En başında bu kitap olsun diyerek yola çıkmamış Ayvazoğlu ve aklına gelenleri bir araya toparlamış ve birgün dönüp ardına bakmış ki yazdıkları kırkı bulmuş, Kırk, geleneğin değer atfettiği bir sayıdır ve böylelikle Defterimde Kırk Suret adını almış bu kitap.

Her insan ayrı bir âleme açılan bir kapı; o kapıdan içeri girdikten sonra lâbirentlerinde kaybolmak işten bile değil. (Arka Kapak Yazısından)

Ayvazoğlu’nun portreler ile alakalı çalışmaları sadece bu kitap ile sınırlı değil. Bu kitaptan sonra da devam etmiş ve “Siretler ve Suretler” adı ile bir kitap daha oluşmuş sonrasında. Hatta “Altın Kapı” isimli kitabının bir bölümü de bu şekilde portrelerden meydana gelmekteymiş.

Kitabın sağını solunu inceledikten sonra ilk sayfasını açtım ve “Gönül Defterimizde Seçkin Suretlere Mebni olması temennisi” diye imzalanmış olduğunu hatırladım.

Defterimde Kırk Suret okunası güzel bir kitap…

 

 

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir